Türkiye demiryolları ve demiryolu teknolojilerine ne kadar harcıyor?


2003’ten beri Türkiye’nin ulusal ağına 25 milyar dolar yatırım yapılarak yüksek hızlı tren hatları, yeni demiryolu taşıtları ve daha da fazla altyapı çalışmasının önü açıldı.

Türkiye 2023 yılına kadar demiryolu ağına 46 milyar dolarlık yatırım yapmış olacak
 

Ulaştırma Bakanı Ahmet Arslan, Mayıs 2018’deki Uluslararası Demiryolları Birliği (UIC) Highspeed 2018 Konferansında şöyle konuştu: “Önümüzdeki beş yıl içerisinde Türkiye konvansiyonel olsun yüksek hızlı olsun demiryolu taşımacılığına 46 milyon dolardan fazla bir pay ayıracak.”

Ulaştırma Bakanlığı’nın koyduğu hedef oldukça yüksek. 2023 yılı Türkiye Cumhuriyeti’nin yüzüncü kuruluş yıldönümü; buna layık bir demiryolu ağı için de sektöre çok fazla miktarda para girişi yapılıyor.

Ahmet Arslan konuşmasına şu şekilde devam etti: “Geçtiğimiz 15 yıl içerisinde Türkiye, yüksek hızlı taşımacılık ağına 25 milyar dolarlık yatırım yaptı. Şimdilerde 3.798 km’lik yeni bir yüksek hızlı tren hattının inşaatına devam ediyoruz. Toplam 11.582 km’lik konvansiyonel demiryolu hattı da tasarım ve planlama aşamasında.”

An itibariyle Türkiye’nin toplam demiryolu ağı yüksek hızlı tren hatları ve konvansiyonel hatlar dahil olmak üzere 12.000 km uzunluğunda. 2023 yılında ise Türkiye bu rakamı 26.000 km’ye ulaştırarak önceki değerin iki katının üzerine çıkmış olacak.
Bunlarla birlikte tüm ülkedeki ağın tamamen elektriklendirilmesine yönelik çalışmalar da devam ediyor.
 
Türkiye, yolcu ve yük trafiği için yüksek hedefler koyuyor



Yapılan harcamalar ise kesinlikle öylesine yapılan harcamalar değil. Türkiye’deki demiryolu hatları uzun zamandır Batı ve Doğu ülkelerindeki ağların gerisindeydi. 1950 yılına kadar sinyalizasyon bile tüm ülkeye ulaşmamıştı.

Önceden bu ağlardan mahrum kalan bu bölgeler şimdilerde ise modern hatlar ve yüksek hızlı trenlerle donatılıyor. Bunların hepsi de yapılan dev yatırımlar sayesinde gerçekleşiyor.

Türkiye’nin dev demiryolu revizyonunun başarısı ise bu gelişmiş ağdaki yolcu ve yük trafiğine göre belirlenecek.
2023 yılında Türkiye taşımacılık ve lojistik sektörlerinde yük trenlerinin payı %15’e ulaşacak. Bunun yanında Türkiye’deki yolcu trafiğinin %10’u da yüksek hızlı ve konvansiyonel trenlerle taşınıyor olacak.

An itibariyle Türkiye’deki yüklerin %6’sı kargo trenleriyle taşınıyor; bu da yıllık yaklaşık 26 milyon tona tekabül ediyor. 2003’e kıyasla burada %60’lık bir artış görülüyor. Hükümetin Pazar payı hedeflerine ulaşması için Türk taşıyıcıların 2023’e kadar yıllık 94 milyon tonluk taşıma yapması gerekecek.

Yolcular açısından çoktan fazlasıyla yol kat edilmiş durumda. İnşaattaki durmak bilmeyen aktivite sayesinde her yıl 73 milyondan fazla yolcu, yani neredeyse Türkiye nüfusunun tamamı yüksek hızlı, konvansiyonel veya şehir içi trenlerle seyahat ediyor. Bunun göstergesi ise Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) Genel Müdürü Veysi Kurt’un sunduğu rakamlar. Kurt’un Global Railway Review’a söylediğine göre TCDD’nin taşıma verileri an itibariyle aşağıdaki gibi:
  • 25.000 yüksek hızlı tren yolcusu
  • 45.000 konvansiyonel tren yolcusu
  • 200.000 Marmaray/metro/şehir içi tren yolcusu
Türkiye’nin en büyük şehirlerini elektrikli veya yüksek hızlı hatlarla bağlamak fazlasıyla işe yaramış gibi görünüyor.

Sadece yüksek hızlı tren hatlarına bakarak bile bunu söylemek mümkün. Mayıs 2018 itibariyle 40 milyondan fazla yolcu yüksek hızlı trenlerde seyahat etmiş durumda. TCDD verilerine göre demiryolunun taşımacılık pazarındaki payı bazı hatlarda önemli derecede arttı. Örneğin, demiryolu artık Ankara-Eskişehir arasında seyahat eden yolcuların %72’si, Ankara-Konya arasında seyahat eden yolcuların ise %66’sı tarafından tercih ediliyor. Diğer hatlarda da benzer artışlar görülüyor.

Demiryolu sektörünün özgürleşmesi ile sektörün pazardaki payının da en azından kargo taşımacılığı açısından artması bekleniyor. TCDD’nin tekel statüsünün 2017’de kaldırılmasının ardından an itibariyle Türkiye’de çalışan iki özel operatör var; biri petrol ürünleri taşırken diğeri de demir cevheri taşıyor.

Ağustos 2018 itibariyle özel yolcu servisleri henüz işletmeye alınmış değil.

Türkiye’nin demiryolu taşıtlarına yaptığı milyonlarca dolarlık yatırım



Yeni hatlarla birlikte Türkiye’de demiryolu taşıtlarına talep de artıyor. Bu taşıtların bir kısmı kullanım amacına bağlı olarak ülke içerisinde üretilecek. Talebin en çok modern trene ve vagon setlerine olması bekleniyor.

En fazla yatırım alan ise yüksek hızlı trenler. Örneğin, Ocak 2018’de Siemens, rakipleri CAF ve Alstom’u yenerek 10 setlik bir yüksek hızlı tren ihalesi aldı. Şaşırtıcı bir şekilde Alman üreticinin yaklaşık 410 milyon dolarlık teklifi, rakipleri CAF’ın teklifinden 70 milyon dolar daha fazlaydı.

Siemens, tren setlerini 2021’de teslim edecek. O zamana kadar ise TCDD bazı sorunlarla karşı karşıya kalabilir. Operatörün söylediğine göre tüm ülkede yüksek hızlı tren hatlarının tamamlanmasına yönelik planlar doğrultusunda talep hız kesmeden artıyor. TCDD’nin kısıtlı yüksek hızlı tren filosu ciddi trafik sorunları yaratabilir.

Türkiye, katılımcıların istekleri doğrultusunda Nisan 2018’de 96 setlik ihalesini durdurdu. Bazı üreticilerin teknolojiyi yerli demiryolu taşıt ortaklarına aktarmak istememesi gibi bir durum söz konusu olabilir.

Bazı sektörlerde yabancı firmaların Türk fabrikatörlerle ortak olmaktan başka çaresi kalmayacak.

Örneğin, Kasım 2017’de Başbakan, Türkiye’deki tüm şehir içi trenlerin %51 oranında yerli üretim olması gerektiğini belirtti. Buna metro trenleri, tramvaylar, hafif raylı taşıtlar, kablolu trenler ve tek raylı hatlar da dahil.

Şimdilerde ise Duramazlar, Bozankaya, Tüvasaş ve CRRC MNG olmak üzere dört adet yerli demiryolu taşıt üreticisi var; bunların yarısı da yabancı firmalarla yapılan ortak girişimler.

Örneğin Hyundai Rotem, Tüvasaş ile birlikte Adapazarı’nda bir tesis işletiyor. Bu tesiste İzmir için %85 oranında yerli üretim olan 38 tramvay inşa edildi. CRRC MNG ise Çinli firma CRRC’nin bir tali şirketi ve %51’e kadar yerli üretim olacak şekilde Ankara için metro araçları inşa ediliyor.

Bu sıralar Türkiye’de yerli üreticilerle kurulan bağlantılardan doğrudan inşa ve teslimat ihalelerine kadar sonsuz fırsat var.
 
Demiryolu ağlarının elektriklendirilmesi tüm Türkiye’de yaygınlaşıyor



Esas odak noktası yüksek hızlı trenler olsa da konvansiyonel hatlar üzerinde de çalışılıyor. Yeni hat inşaatının yanında ülkedeki mevcut konvansiyonel hatlar da yavaş yavaş elektriklendiriliyor.

“Ulaştırma Bakanı Arslan, UIC Highspeed 2018’de konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Konvansiyonel ağın elektrifikasyon ve sinyalizasyon çalışmalarına devam ediyoruz. Elektrikli hatların uzunluğunu 2.028 km’den 4.723 km’ye çıkardık. Bunun yanında 3.960 km’den fazla hat için de elektrifikasyon ve sinyalizasyon çalışmaları başlamış durumda. Mevcut hatların elektrifikasyonunu 2023’e kadar tamamlamayı hedefliyoruz.”

Hatların tamamen elektriklendirilmesi, Türkiye’deki demiryolu ağını tam anlamıyla dünya standartlarına taşıyacak.
 
Eurasia Rail 2019’da Türkiye’nin zengin demiryolu sektöründeki fırsatları keşfedin
 
Eurasia Rail 2019, bölgenin demiryolu taşıtlarına, demiryolu altyapısına ve lojistiğine adanmış en özel fuarı.
Bu türden Türkiye ve Avrasya’da yapılan tek etkinlik olmakla beraber tüm dünyada da alanında üçüncü sırada.
Her iki yılda bir gerçekleştirilen Eurasia Rail, tren ve demiryolu sistemi teknolojilerindeki en yeni gelişmeleri sergileyerek hem üreticiler hem de alıcılar için eşsiz bir iş platformu sunuyor.

Her yıl etkinliğe yaklaşık 12.000 ziyaretçi geliyor ve 25 ülkeden gelen 200 katılımcıyla buluşuyor. Demiryolu sektöründeki en yeni teknoloji ve inovasyonları alanla ilgili ve profesyonel bir kitleye tanıtmak için en ideal platform burası.

Siemens, Alstom, Bombardier ve Hyundai Rostrom gibi büyük demiryolu şirketleri bu etkinlik aracılığıyla müşterilerle tanıştı ve Avrasya’daki satışlarını artırdı; şimdi siz de aynısını yapabilirsiniz.

Standınızı hemen ayırtın.
Eurasia Rail aracılığıyla Türkiye’nin 46 milyar dolarlık demiryolu harcamasından nasıl pay alabileceğinize dair daha fazla bilgi edinmek için hemen bizimle iletişime geçin.
Geri